Journal of Psychiatric Nursing - J Psy Nurs: 8 (3)
Volume: 8  Issue: 3 - 2017
1.Frontmatter

Pages I - III

EDITORIAL
2.Editorial
Nurhan Eren, Nazmiye Kocaman Yıldırım
Page IV

RESEARCH ARTICLE
3.Examination of Stigmatization Levels Related to Tuberculosis in Patients and Healthy Individuals
Duygu Bayraktar, Leyla Khorshtd
doi: 10.14744/phd.2017.30085  Pages 129 - 136
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, sağlıklı bireylerin tüberkülozlu hastaları damgalama düzeyini ve tüberkülozlu hastaların tüberkülozlu birey olarak damgalanma düzeyini belirlemek amacı ile yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: anımlayıcı araştırmanın evrenini, 1 Temmuz 2013-7 Temmuz 2014 tarihleri arasında polikliniğe başvuran hasta ve sağlıklı bireyler, örneklemini ise 312 sağlıklı, 109 hasta birey olmak üzere toplam 421 birey oluşturmuştur. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan ve bireylerin tanıtıcı özelliklerinin yer aldığı sorudan oluşan anket formu ve “Tüberküloz İle İlgili Stigma Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Kruskall Wallis testi, Mann Whitney U testi ve güvenirlik testi kullanılmıştır. Çalışmanın yapılabilmesi için kurumlardan, etik kuruldan ve bireylerden yazılı izin alınmıştır.
BULGULAR: Sağlıklı bireylerin %36.9’u 36-53 yaş grubunda, %33.7’si üniversite mezunudur. Tüberkülozlu bireylerin ise %42.2’si 36-53 yaş grubunda, %40.4’ü ilkokul mezunudur. Tüberküloz ile ilgili stigma ölçeğinin puan ortalaması sağlıklı bireylerde 13.87±6.26, tüberkülozlu bireylerde 11.08±5.50 olarak bulunmuştur.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Hem sağlıklı bireylerin tüberkülozlu hastaları damgalama düzeyi hem de tüberkülozlu bireylerin tüberküloz hastalığına ilişkin damgalanma düzeyi düşük bulunmuştur. Ancak, tüberküloz tanısı aldığı için karamsarlık duyguları yaşayan ve tüberküloz hastalığının bulaşıcı olduğunu bilen hastalarda daha fazla damgalanma görüldüğü saptanmıştır. Bu sonuca göre tüberküloz hastalığına ilişkin topluma eğitim verilmesi önerilmektedir.
INTRODUCTION: This study aimed to determine the level of stigmatization of healthy individuals toward the patients with tuberculosis and the level of stigmatization of patients as an individual with tuberculosis.
METHODS: This descriptive study comprised patients and healthy individuals who applied to the outpatient clinic between July 1, 2013, and July 7, 2014. The sample of the study consisted of 421 individuals including 312 healthy individuals and 109 individuals with tuberculosis. The data were collected using a questionnaire formed by the researchers and consisting of a question about the definitive characteristics of individuals and the Tuberculosis-Related Stigma Scale (TRS). The Kruskal–Wallis and Mann–Whitney U tests and reliability test were used for data analysis. Written permission was obtained from the institutions, the ethics committee, and the individuals to conduct the study.
RESULTS: This study found that 36.9% of healthy individuals were aged between 36 and 53 years, and 33.7% of them were university graduates. It was also found that 42.2% of individuals with tuberculosis were aged between 36 and 53 years, and 40.4% of them were primary school graduates. The mean score on the TRS of healthy individuals was found to be 13.87±6.26, and that of individuals with tuberculosis was 11.08±5.50.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Both the level of stigmatization performed by the healthy individuals toward the patients with tuberculosis and the level of stigmatization of patients with tuberculosis were found to be low. However, more stigmatization was found in patients who had a feeling of pessimism because they were diagnosed with tuberculosis and who knew that tuberculosis was contagious. The result suggested that the public should be educated about tuberculosis disease.

4.Relationship Between Eating Behaviors of Nursing Students and Orthorexia Nervosa (Obsession with Healthy Eating): A Cross-Sectional Study
Hülya Arslantaş, Filiz Adana, Serdal Öğüt, Dilek Ayakdaş, Azime Korkmaz
doi: 10.14744/phd.2017.36854  Pages 137 - 144
GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışma hemşirelik bölümü öğrencilerinde yeme davranışları ve ortoreksiya nevroza(ON) sıklığını, yeme davranışları ve ON ile ilişkili faktörleri, yeme davranışları ve ON ilişkisini belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırmada evreni bilinen örnekleme yöntemi ile %90 güç ve %95 güven aralığında 181 öğrenci örneklemi oluşturmuştur. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Yeme Tutum Testi (YTT-40) ve Ortoreksiya-11 Ölçeği (ORTO-11) ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı 15.0’ da değerlendirilmiş ve istatistiksel analiz olarak sıklık, ortalama, yüzde, student-t test, ki kare, Pearson korelasyon analizi kullanılmış olup, tip 1 hata düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.
BULGULAR: Öğrencilerin %84.5’inin YTT-40 açısından, %45.3’ünün de ON açısından riskli olduğu görülmektedir. Öğrencilerin YTT-40 puan ortalamalarının 17.76±12.34, ORTO-11 puan ortalamalarının ise 27.34±4.53 olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin özellikleri ile YTT-40 puan ortalamaları karşılaştırıldığında; baba eğitimi ilkokul ve üstü olanların, aldığı kaloriye dikkat edenlerin, şişmanlama korkusu olanların yeme bozukluğu sıklığı yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin özellikleri ile ORTO-11 puan ortalamaları karşılaştırıldığında ise; doğru beslenmeye önem veren ve şişmanlama endişesi olanların ortoreksiya eğiliminin daha fazla olduğu görülmektedir. YTT-40 ve ORTO-11 arasında negatif yönlü düşük düzeyde ilişki (r=-.162; p=0.027) bulunmuştur.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Öğrencilerin yaklaşık dörtte üçünün yeme tutumu açısından, yarıya yakınının da ON açısından riskli olduğu, şişmanlama korkusunun hem yeme tutumu bozukluğuna hem de ON’ ya yatkınlığı arttırdığı bulunmuştur.
INTRODUCTION: This cross-sectional study aimed to determine eating behaviors and the prevalence of orthorexia nervosa (ON) among nursing students, factors associated with eating behaviors and ON, and the relationship between eating behaviors and ON.
METHODS: The study sample included 181 students selected using a method for a sample with a known population with 90% power range and 95% confidence level. The data were collected using a Personal Information Form, Eating Attitude Test (EAT-40), and Orthorexia-11 Scale (ORTHO-11). The resulting data were evaluated using SPSS 15.0, a software package for statistics. The data were analyzed using Student t test, chi-square test, and Pearson correlation analysis in frequency, mean, and percentage, and the type 1 error level was accepted to be p>0.05.
RESULTS: Of the students, 84.5% were found to be at risk according to EAT-40, and 45.3% were found to be at the risk of developing ON. Their EAT-40 mean score was 17.76±12.34 and ORTHO-11 mean score was 27.34±4.53. The students’ sociodemographic characteristics and their EAT-40 mean score were compared, and the prevalence of eating disorders was found to be higher among those whose fathers completed primary school or had higher education, who watched their calorie intake, and who had a fear of gaining weight. Furthermore, the students’ sociodemographic characteristics and ORTHO-11 mean score were compared, and those who cared about proper nutrition and had a fear of gaining weight had a higher tendency to develop ON. A low negative correlation was found between EAT-40 and ORTHO-11 (r=–.162; p=0.027).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Almost three thirds of students were found to be at risk of eating behavior; nearly half of them were found to be at risk of developing ON. Those with a fear of gaining weight had a higher tendency to both have eating disorders and develop ON.

5.Determining the Relation Between the Burden of Caregivers for Individuals With Neurological Disease and Caregivers’ Ways of Coping With Stress
Emel Bahadır Yılmaz, Elvan Emine Ata
doi: 10.14744/phd.2017.77699  Pages 145 - 149
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, nörolojik hastalığı olan bireylerin bakım vericilerinin bakım veren yükü ile stresle baş etme biçimleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla analitik olarak yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma, 1 Ekim–31 Aralık 2015 tarihleri arasında Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesinin nöroloji kliniğinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, nörolojik sorunu olan bir bireye bakım veren ve araştırmaya katılmayı kabul eden 64 kişi oluşturmuştur. Hastalara bilgi formu, Zarit Bakım Veren Yükü Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği uygulanmıştır.
BULGULAR: Katılımcıların ölçeklerden aldıkları ortalama puanlar incelendiğinde; bakım veren yükünün 31.90±15.56, kendine güvenli yaklaşımın 2.41±0.54, iyimser yaklaşımın 2.42±0.59, çaresiz yaklaşımın 1.49±0.63, boyun eğici yaklaşımın 1.64±0.49 ve sosyal destek arama yaklaşımının 1.79±0.66 olduğu saptandı. Ayrıca, primer bakım verici olanlarda, bakıma muhtaç bir başka yakını olanlarda ve kadın bakım vericilerde bakım veren yükü daha yüksek bulundu (p<0.05). Katılımcıların bakım veren yükleri ile kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım puanları arasında negatif yönde anlamlı orta düzeyde bir ilişki, çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşımları arasında pozitif yönde anlamlı orta düzeyde bir ilişki bulundu.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Nörolojik sorunu olan hastaya bakım veren kişilerin, bakım veren yükleri arttıkça kendine güvenli ve iyimser yaklaşımları kullanma durumlarının azaldığı, çaresiz ve boyun eğici yaklaşımları kullanma durumlarının arttığı; primer bakım verenlerin, bakıma muhtaç başka yakını olanların ve kadın olanların bakım veren yüklerinin daha yüksek olduğu söylenebilir.
INTRODUCTION: This analytical study was done to determine the relation between the burden of caregivers for individuals with neurological disease and caregivers’ ways of coping with stress.
METHODS: This study was conducted in the neurology clinic of Giresun Professor Doctor A. İlhan Özdemir Public Hospital from October 1 to December 31, 2015. The sample of the study consists of 64 people who care for patients with neurological problems and who agreed to participate in the research. An information form, the Zarit Caregiver Burden Scale and the Stress Coping Styles Scale were administered to the participants.
RESULTS: The participants’ mean caregiver burden score was 31.90±15.56. Their self-confident approach score was 2.41±0.54, their optimistic score approach was 2.42±0.59, and their helpless approach score was 1.49±0.63. Their yielding approach score was 1.64±0.49, and their social support seeking approach score was 1.79±0.66. Care giving burden was found to be higher for primary caregivers, for individuals who have another patient requiring care and for female caregivers (p<0.05). A significant negative relation was found between caregiver burden, self-confident approach and optimistic approach scores, while a positive moderate relation was found between helpless and yielding approach scores.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Caregivers for patients with neurological problems use less self-confident and optimistic approaches and more helpless and yielding approaches as their caregiver burden increases. Female caregivers and caregivers having another patient who requires care have greater caregiving burden.

6.Cancer Patients’ Perceptions of Nursing Presence
Saliha Bozdoğan Yeşilot, Fatma Öz
doi: 10.14744/phd.2017.92005  Pages 150 - 156
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma kanser hastalarının hemşirenin varlığını değerlendirmelerini belirlemek için yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanımlayıcı türde bir araştırmadır. Araştırma, Ankara ilinde yer alan kanser hastalarının en çok yattığı bir devlet bir de üniversite onkoloji hastanesinde yatan 110 kanser hastası ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, tanıtıcı bilgiler formu ve Hemşirenin Varlığı Ölçeği Türkçe formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Kruskall-Wallis, Mann-Whitney U istatistiksel testleri, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır.
BULGULAR: Araştırmaya katılan hastalar ortalama 40.89±13.74 yaşında, yarsından fazlası erkek ve %62.7’si evlidir. Hastalar HV֒den ortalama 88.46 ±22.64 puan almıştır. Hemşirenin Varlığı Ölçeği ile bakım veren hemşirelerden memnuniyet arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırma sonucunda, hastaların puan aralığına göre ortalamanın üzerinde hemşirenin varlığını algıladıkları ve hemşirenin varlığı algısı arttıkça hastaların memnuniyetlerinin arttığı bulunmuştur. Hemşirelere kendi varlıklarını sunmalarını sağlayan davranışların öğretilmesine ilişkin öneri verilmiştir.
INTRODUCTION: The aim of this study was to evaluate cancer patients’ perception of nursing presence.
METHODS: This descriptive study was carried out with 110 cancer patients staying at a university hospital and a state hospital having the biggest cancer patient population in Ankara. The data were collected using a descriptive information form and the Turkish version of Nursing Presence Scale (NPS). Kruskal–Wallis, Mann–Whitney U statistical tests, and correlation and regression analyses were used for data analysis.
RESULTS: The mean age of the participants was 40.89±13.74 years; more than half of them were male, and 62.7% were married. The patients’ mean score on NPS was 88.46±22.64. A significant positive correlation was found between satisfaction with nursing care and Nursing Presence Scale.
DISCUSSION AND CONCLUSION: This study indicated that the patients gave the presence of the nurses over the average scale score, and the patients’ satisfaction increased as the presence of the nurse increased.

SYSTEMATIC REVIEW
7.The Roles and Responsibility of Forensic Psychiatric Nurses: A Systematic Review
Gül Dikeç, Leyla Baysan Arabacı, Gülsenay Taş
doi: 10.14744/phd.2017.86094  Pages 157 - 164
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu derlemenin amacı, adli psikiyatri hemşirelerinin rol ve sorumlulukları ile ilgili çalışmaları gözden geçirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma, Ocak-Şubat 2017 tarihleri arasında EBSCOHOST (42), Türk Psikiyatri Dizini (2), Cochrane Library (1), Pubmed (8) ve Wiley Library (11) veri tabanları taranarak 2006-2016 yılları arasında yayınlanan 16 nitel, nicel ve derleme çalışmaları ele alınarak yapıldı. Makaleler incelenirken, York Üniversitesi Ulusal Sağlık Araştırmaları Enstitüsü tarafından geliştirilen sistematik derlemeler için tercih edilen kontrol listesi kullanıldı.
BULGULAR: Sistematik tarama sonucunda yazılan bu derlemede 16 makaleye ait bulgular/sonuçlar tablo olarak sunuldu. Yayınlanan çalışmalarda, adli psikiyatri hemşireliği rollerinin net olmadığı, bu alanda çalışan hemşirelerin ruhsal değerlendirme yapma, agresyonu önleme, şiddet yönetimi, ilaç tedavisini uygulama, yasal ve tıbbi dengeyi sağlama alanlarında beceri sahibi oldukları saptandı. Ayrıca yapılan çalışmalarda, APH’nin rolleri terapiye karşı güven, korkuya karşı güven, aktarım-karşıt aktarım, kaybetmeye karşı kazanma, istismar edilmeye karşı faydalı olma/yarar sağlama ve başarıya karşı başarısızlık temaları altında incelendiği belirlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Yapılan çalışmalarda adli psikiyatri hemşirelerinin çalıştıkları birimlerde rolleri konusunda ikilemler yaşadıkları ve rollerinin net olmadığı belirlenmiştir. Bu birimlerde çalışan hemşirelerin rol ve sorumluluklarının tanımlanması, hastalara yönelik bakımın kalitesine katkı sağlayacaktır.
INTRODUCTION: The aim of this review is to scrutinize studies related to the role and responsibilities of forensic psychiatric nurses (FPNs).
METHODS: The study examined 16 qualitative, quantitative and review studies published between 2006 and 2016. They were obtained by searching the EBSCOHOST (42), Turkish Psychiatry Index (2), Cochrane Library (1), Pubmed (8) and Wiley Library (11) databases in January 2017. This study used a check list for systematic reviews that was developed by the York Institute for Health Research.
RESULTS: The results of this systematic review of 16 articles are presented as a table at the end of this review. These studies determined that forensic psychiatric nursing roles were not clear, and nurses in this field had skills in areas of mental assessment, preventing aggression, violence management, medication administration and balancing legal and medical issues. Also, it was determined in conducted studies that roles of FPNs were examined under themes of trust in therapy, confidence vs. fear, transference vs. countertransference, win vs. lose, use vs. abuse and success vs. failure.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The studies determined that FPNs had conflicts about their roles in units they work and that their roles were not clear. Definition of role and responsibilities of nurses working in these units will contribute to the quality of care for patients.

8.Caregiver Burden in Chronic Mental Illness: A Systematic Review
Serap Yıldırım, Nihan Yalçıner, Cansu Güler
doi: 10.14744/phd.2017.60783  Pages 165 - 171
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu sistematik derleme, ülkemizde kronik ruhsal hastalıklarda bakım veren yükünü ve yükle ilişkili olan faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırma, Türk Psikiyatri Dizini, Türk Tıp Veri Tabanı, Türk Medline, YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Pubmed veri tabanları kullanılarak yapılmıştır. Tarama, Türkçe ve İngilizce dilinde belirlenen anahtar sözcükler ve bu sözcüklerin eş anlamlıları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamına 23 çalışma dahil edilmiştir.
BULGULAR: İncelemeye alınan çalışmaların büyük bir çoğunluğu tanımlayıcıdır ve şizofreni hastasının bakımverenleriyle yapılmıştır. Araştırmalarda farklı ölçüm araçları kullanılmıştır. Bakımverenlerin orta ve şiddetli düzeyde yük algılarının olduğu ve yükün farklı değişkenlerden etkilendiği saptanmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ülkemizde bakım verenlerin yükünü belirlemeye yönelik deneysel çalışmalar yetersiz olup, bu alana özgü farklı örneklem gruplarıyla deneysel ve niteliksel çalışmaların yapılmasına gereksinim vardır.
INTRODUCTION: This systematic review analyzes caregiver burden in chronic mental illness and the factors associated with it.
METHODS: The study was conducted by checking the Turkish Psychiatry Index, the Turkish Medical Index, the Turkish Medline, the National Council of Higher Education Thesis Center and the PubMed databases. The database research was performed in English and Turkish using keywords and synonyms for them. Twenty-three studies were included in this study.
RESULTS: The majority of the studies included in the review were descriptive and studied schizophrenic patients’ caregivers. They used a variety of measurement instruments. It was found that the burden perception of caregivers was moderate to severe and was influenced by different variables.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Experimental studies are insufficient to determine the burden of caregivers in Turkey, so experimental and qualitative studies should be conducted with different specific samples.

REVIEW
9.Adopting An Ecological Public Health Approach to Suicide Prevention - the Cases of Turkey and Canada: Why Can’t We Get There?
John Richard Cutcliffe, Lloy Wylie, Paul Links, Jose Carlos Santos
doi: 10.14744/phd.2017.40327  Pages 172 - 178
Suicide remains as a major public health problem in both Turkey and Canada; there has been a slight upward trend in suicide rates from the 1950s until present day. These nations also share the same distribution pattern of suicide wherein rural and remote populations have a significantly elevated risk of suicide compared to their urban counterparts. In both nations, regrettably, suicide prevention has, in the main, focused narrowly on identifying proximate, individual level risk factors, rather than on population mental health. However national statistical data on suicide rates indicates that such prevention strategies have achieved only limited success. In light of these data, there is a pressing need to reconsider our approach to preventing suicide and thus this paper: 1) provides an overview of ecological approaches; 2) constructs an argument for an ecological approach to suicide prevention; 3) considers nascent examples from other federated countries that have enacted national strategies that may provide lessons for Turkey and Canada. Drawing on extant, international examples of ecological approaches to suicide prevention the authors make the argument that both Turkey and Canada need to embrace and enact such approaches, particularly given the efficacy of ecological public health approaches to reach rural and remote populations.

10.A review of Our Handicapped Area of Care Process for, LGBTI
Gizem Beycan Ekitli, Mahire Olcay Çam
doi: 10.14744/phd.2017.97659  Pages 179 - 187
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile vurgulandığı üzere bütün insanlar onur ve haklar bakımından özgür ve eşit doğar. Lezbiyen, gey, biseksüel, transeksüel ve interseks (LGBTİ) bireyler toplumun duymadığı ve duymaktan da özenle uzak durmaya çalıştığı bir nüfusu oluşturmaktadır. Tarihin bir sürecinden itibaren bütün insanların onurlu ve eşit olduğu gerçeği bu kapsamda ihlal edilmiştir. Bu grubu örneklem alan alanyazın; doğum, sağlık, hastalık, yaşam ve hatta ölüm sürecinin bile bu bireyler için adalet ve gerekli konforla gelmediğini; bu nedenle de özellikle psikiyatri hemşireliği açısından neden gözden kaçırılamayacak kadar önem taşıdığını ve nasıl bir risk altında olduklarını ortaya koymaktadır. Türkiye gibi daha geleneksel ve muhafazakar toplumlar için bu mücadele çok daha keskin dönemeç ve engellere sahiptir. Hemşireler için ülkemizde henüz nadiren dokunulmaya başlanmış bu alanda mevcut kavramları netleştirmek, empati ve kavrayışı geliştirebilecek tarihi, felsefi ve kuramsal yaklaşımlar ışığında bu bireylerin yaşadıkları zorluklara genel başlıklar halinde bakmak ve bu kapsamda bakım için mesleki önerileri tartışabilmek için bu derleme kaleme alınmıştır.
The Universal Declaration of Human Rights declares that every human being is born free and equal in dignity and rights. Lesbian, gay, bisexual, transgender, and intersexual (LGBTI) people are represent a population of which society is not aware and tries ardently to avoid. Some a day from the past, it has been abusing the fact of everyone is dignified and equal. The literature of in the sampling of this group indicates that the processes of birth, health, illness, life and, even death are not come through them equal and comfortable; hereby how they important to cannot be missed and under a high risk. This conflict has sharper bends and barriers in more traditional and conservative societies like Turkey. This review has been written to clarify current conceptions which recently touched from nurses in nationally, to address LGBTI’s life difficulties with basic headings in consideration of the historical, philosophical and theoretical approaches that can develop empathy and cognition and to discuss professional suggestions in this concept.

LETTER TO THE EDITOR
11.“My Professor Is Not Far Away”: Online Counseling During the Application of Mental Health and Disease Nursing Course
Meltem Meriç, Ümran Dal Yılmaz
doi: 10.14744/phd.2017.98360  Pages 188 - 192

LookUs & Online Makale